Kategori: Gündem

Gündem haberleri

  • AYM’den Rabia Naz Vatan kararı

    AYM’den Rabia Naz Vatan kararı

    VENG- AYM, 2018’de Giresun Eynesil’de şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rabia Naz Vatan dosyasında yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdi.

    Anayasa Mahkemesi (AYM), 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın 2018 yılında Giresun Eynesil’de şüpheli şekilde ölümüne ilişkin soruşturmanın “özensiz yürütüldüğü, gerektirdiği derinlik ve ciddiyette yürütülmediği” gerekçesiyle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğini karara bağladı. AYM, Vatan’ın anne ve babasına 350 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

    İHLAL KARARI

    AYM, ihlal kararında, Rabia Naz’ın ölümünün üzerinden yaklaşık yedi yıl geçtiğini, ihlal kararının ağırlıklı olarak olayın hemen akabinde delillerin araştırılması, toplanması sürecinde gösterilen, delillerin kararmasına neden olabilecek ihmal, özensizlik üzerinde yoğunlaştığını belirtti. Kararda, soruşturmadaki özensizliğin büyük ölçüde olay yeri incelemesiyle ilgili olduğu aktarılarak, bu incelemenin artık yapılamayacağı, bu nedenle yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar görülmediği kaydedildi.

    Giresun’un Eynesil ilçesinde, 2018 yılında evinin önünde yaralı halde bulunan 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Rabia Naz’ın şüpheli ölümüyle ilgili 7 yıldır adalet mücadelesi yürüten baba Şaban Vatan, eski bakan ve AKP Milletvekili Nurettin Canikli’nin şikayeti üzerine açılan 2019’da davada 1 yıl 8 ay hapis cezası aldıktan sonra cezaevine girmişti. Vatan, 38 gün kaldığı cezaevinden 21 Ağustos’ta tahliye edilmişti.

  • Diyarbakır’da Dil Meclisi ilanı

    Diyarbakır’da Dil Meclisi ilanı

    VENG- Kent Konseyi Dil Meclisi Diyarbakır’da 1. Olağan Toplantısını gerçekleştirerek kuruluşunu ilan etti.

    Diyarbakır Kent Konseyi, çalışmalarını genişleterek 9’uncu meclisini kurdu. Kent Konseyi Dil Meclisi, Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılan ilk olağan toplantısıyla kuruluşunu ilan etti.

    Toplantıya Kent Konseyi üyelerinin yanı sıra Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeleri Hakkı Kaya ve Deniz Yalçın, sivil toplum örgütleri, dil alanında çalışma yürüten kurum temsilcileri ile Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Zeynep Yaş katıldı.

    Açılış konuşmalarının ardından divan kurulu oluşturuldu. Divan üyesi Murat Işık, meclisin misyonuna dikkat çekerek, kentin çok dilli yapısına uygun politikaların üretileceğini vurguladı. Işık, “Dil ne kadar yaşamın içine girerse öyle devam eder. Bu yüzden Kent Konseyi içinde böyle bir meclis kurmak önemli. Kurmanci, Zazaca, Ermenice ve diğer dilleri konuşan tüm yurttaşlar kendini bu mecliste görebilir” dedi.

    Katılımcılar da toplantıda, Dil Meclisi’nin çalışmaları ve geleceğine dair görüş ve önerilerini dile getirdi.

    Toplantı, Dil Meclisi Yürütme Kurulu üyelerinin belirlenmesiyle sona erdi.

  • Diyarbakır’da 1 Eylül yürüyüşüne katılım çağrısı

    Diyarbakır’da 1 Eylül yürüyüşüne katılım çağrısı

    VENG- Diyarbakır’da 1 Eylül’de “Demokratik toplumu inşa etmek için barışa yürüyoruz” şiarıyla yapılacak yürüyüşe katılım çağrısı yapıldı.

    Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu ile Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yapılacak yürüyüşün hazırlıkları sürüyor. “Demokratik toplumu inşa etmek için barışa yürüyoruz” şiarıyla 1 Eylül’de Diyarbakır Cezaevi üst köşeden Ofis semtinde bulunan AZC Plaza’ya yürüyüş düzenlenecek.

    Yürüyüşün Tertip Komitesi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır İl Örgütü’nde açıklama yaptı. DEM Parti İl Eşbaşkan Abbas Şahin, yeni bir sürecin eşiğinde olduklarını belirtti. 1 Eylül’de yapılacak yürüyüşün öneminin altını çizen Şahin, “Halkımızı, Kürt sorununun demokratik çözümü, demokratik cumhuriyetin inşası için yürüyüşe davet ediyoruz” çağrısı yaptı.

    YÜRÜYÜŞE ÇAĞRI

    Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Bahar Peker ise, kalıcı bir barış için mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini ifade etti. Bu yılki kutlamaların önemine dikkati çeken Bahar Peker, “Bu anlamda herkese çağrımızdır; kimliklerin tanınması için, fikirlerin özgürce ifade edilmesinin kabul edilmesi için, ekolojik tahribata karşı, kadına şiddete karşı bir olalım ve barışı inşa edelim. 1 Eylül’de cezaevinden AZC plaza önüne yürüyeceğiz. Kadınlar ve gençler başta olmak üzere herkesi yürüyüşe katılmaya çağırıyoruz” dedi.

  • DEM Parti’den 1 Eylül çağrısı

    DEM Parti’den 1 Eylül çağrısı

    VENG- DEM Parti, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü birçok kentte kitlesel kutlayacaklarını belirterek,  Newroz ruhuyla alanlara çağırdı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle birçok kentte çeşitli etkinlikler düzenleyecek. DEM Parti Merkezi Örgütlenme Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün önemi ve partisinin gerçekleştireceği etkinlikler hakkında bilgi verdi.

    Güleryüz, bu yıl ki 1 Eylül’ü “Newroz ruhuyla” karşılayacaklarını vurgulayarak, barışın toplumsallaşması yönündeki çalışmaları sürdüreceklerini söyledi. İstanbul, Urfa, Mardin ve Diyarbakır ‘da kitlesel etkinlikler düzenleyeceklerini aktaran Güleryüz, Türkiye’nin dört bir yanında emek ve demokrasi güçleriyle birlikte 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kitlesel kutlayacaklarını aktardı. En güçlü şekilde 1 Eylül’de meydanlarda olacaklarını söyleyen Güleryüz, Eylül ve Ekim ayı boyunca barış temalı çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.

    Güleryüz, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün dünya barışı açısından önemli olduğuna dikkati çekerek, “Bu yılki 1 Eylül’ü Kürt sorunun çözümü için çıkan bir fırsat olarak değerlendirip, bütün toplumsal kesimlerin güçlü bir barış iradesiyle ortaya çıkmasını sağlayabilecek bir programla karşılıyoruz” dedi.

    ‘NEWROZ RUHUYLA ALANLARA’

    Güleryüz, “Bu süreci tıpkı bir Newroz ruhuyla karşılamak durumundayız. Nasıl ki her yıl Newroz’da bütün itiraz noktalarımızı, beklentilerimizi, arzularımızı bütün dünyaya ilan ediyorsak, bu 1 Eylül’de de barış umudumuzu, barış talebimizi, barıştaki ısrarımızı ve duruşumuzu çok net bir şekilde ortaya koymalıyız. Bunu yaparsak sesimiz gerekli mercilere de güçlü bir şekilde iletmiş olacağız” diye konuştu.

    1 EYLÜL PROGRAMI

    Güleryüz, Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın katılacağı etkinlikleri şu şekilde sıraladı:

    * Tülay Hatimoğulları; 31 Ağustos’ta İstanbul mitingine katılacak.

    * Tuncer Bakırhan; 31 Ağustos’ta Urfa’da mitingine katılacak.

    * Tülay Hatimoğulları; 31 Ağustos’ta “Halklar ve İnançlar İçin Barış Şöleni” etkinliğine katılacak.

    * Tuncer Bakırhan; 1 Eylül’de Diyarbakır’da yapılacak yürüyüşe katılacak.

  • Diyarbakır Kaynartepe’de madde bağımlılığıyla mücadele en çok oyu aldı

    Diyarbakır Kaynartepe’de madde bağımlılığıyla mücadele en çok oyu aldı

    VENG- Diyarbakır’ın Bağlar Belediyesi’nin Katılımcı Bütçe sürecinde seçim heyecanı yaşandı. Kaynartepe Mahallesi’nde yaşayan yurttaşların oy kullandığı seçimin ardından ilk 3 proje açıklandı.

    Bir hafta boyunca seçim sonuçlarını heyecanla bekleyen yurttaşlar, ilk 3’te seçilen Madde Bağımlılığı ile Mücadele Merkezi, Kütüphane ve Oyun Parkı projelerini alkışlarla, sevinçle karşıladı.

    Bağlar Belediyesi’nin halkın karar alma süreçlerine doğrudan katılımını esas alan Katılımcı Bütçe uygulamasında halkın seçtiği projeler belirlendi. Halkın kendi yaşam alanlarında tek söz sahibi olduğu ve kararları verdiği katılımcı bütçe modeli ile demokrasi adına çok önemli adım atıldı. Katılımcı bütçe için pilot bölge olarak belirlenen Kaynartepe Mahallesi’nde oylama sonuçlarının ilan edildiği 4. halk buluşması gerçekleşti.

    HALK SANDIKLARDA VE DİJİTAL ORTAMDA OY KULLANDI

    Katılımcı bütçe kapsamında mahallede yapılan 3 buluşmanın ardından halkın önerileri doğrultusunda ortaya çıkan talepler önceliklendirildi ve seçime gidildi.  Her buluşmaya yoğun ilgi gösteren Kaynartepe halkı oylamaya da büyük ilgi gösterdi.

    6 NOKTADA FİZİKİ OY KULLANILDI

    Halk mahallenin 6 noktasında kurulan sandıklarda, www.baglarbutce.com adresinden ve karekodlar aracılığıyla oylamaya katıldı. Bir hafta süren oylama sürecinde  4 bin 238’i sandıklarda olmak üzere toplamda 4 bin 800 oy kullanıldı. Halkın seçimini yapmasının ardından Solin Oyun Evi’nde oy sayımı yapıldı. Daha önceki buluşmalarda halkın önerileriyle önceliklendirilen 13 proje arasından en fazla oyu alan 3 proje bu oylama ile belirlenmiş oldu.

    Oy sayımı halkın gözlemine açık, kurum müdürleri ve saha ekibinin de hazır bulunduğu şeffaf bir ortamda gerçekleştirildi.

    En fazla oyu alan ilk üç proje şöyle sıralandı:

    Madde Bağımlılığı ile Mücadele Merkezi: 1544 oy

    Kütüphane: 595 oy

    Oyun Parkı: 543

    KADINLAR BULUŞMALARA VE SEÇİME YOĞUN İLGİ GÖSTERDİ

    Katılımcı Bütçe çalışmaları ve halk buluşmalarında, mahallelerini ve yaşamı en iyi bilenler olarak kadınlar öncülük etti. Sandıklarda ve oylamalarda da öncü rolünü ortaya koyan kadınlar, buluşmaya da büyük ilgi gösterdi.

    Solin Oyun Evi önünde düzenlenen 4. Buluşma, önceki buluşmalarda olduğu gibi renkli görüntülere sahne oldu.

    Buluşma, Bağ Evi Müzik Grubu’nun dinletisiyle başladı. Buluşmaya Belediye Eşbaşkanları Leyla Ayaz ve Siraç Çelik, Eşbaşkan Yardımcıları Jiyan Aslan ve Reşat Yücel, Meclis üyeleri, birim müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı.

    BEYAZ MASA VE YAZICI MASASI 4. KEZ KURULDU

    Alanda kurulan Yazıcı – Katip Masası ile tüm konuşmalar, ortak fikirler ve öneriler kayıt altına alındı.

    Beyaz Masada ise kişisel başvurular, bireysel şikâyetler ve toplantının çerçevesi dışındaki talepler toplandı. Tüm talep ve öneriler ilgili müdürlükler tarafından takip edilerek, tüm yurttaşlara tek tek yanıt verilecek.

    Her iki masa da tüm buluşmalarda halkın taleplerini aldı.

    ‘PROJELER HALKLA BİRLİKTE HAYATA GEÇECEK’

    Buluşmanın moderatörleri, katılımcı bütçe sürecini yeniden hatırlatarak, bu sürecin katılımcılık ve şeffaflık ilkesiyle yürütüldüğüne dikkat çekti. Ardından Eşbaşkanlar konuşma yaptı.

    ‘KAYNARTEPE HALKI KARARINI VERDİ’

    Eşbaşkan Ayaz, projelerin inşa sürecinin de halkla birlikte yürütüleceğini belirterek, “Halkımız kararını verdi. Bizler de heyecanlıyız. 4 bini aşkın yurttaş oy kullandı. Bu da gösteriyor ki Kaynartepe halkı belediyesinin yanındadır. Belediye sizin, bütçe sizin, karar sizin. Siz kararı verdiniz inşayı da birlikte yapacağız” dedi.

    Eşbaşkan Çelik de  seçilen projelerin halkla birlikte yapılacağına vurgu yaparak,  “Halk yanımızda olduğunu sürece bizler her işi başarırız. Bizler halkımıza inanıyoruz, halkımız da bize inanıyor. Kimsenin bu projelerin yapılacağından şüphesi olmasın. Mutlaka bu projeleri birlikte hayata geçireceğiz. Birlikte başaracağız” diye konuştu.

    PROJELER ALKIŞLARLA KARŞILANDI

    Konuşmaların ardından Eşbaşkanlar, Eşbaşkan Yardımcıları ve Meclis üyeleri tarafından sonuçlar açıklandı. Oyun parkı projesi çocukların yüzünü güldürdü. Kütüphane gençler ve kadınlar tarafından sevinçle karşılandı. Birinci olan proje Madde Bağımlılığı ile Mücadele Merkezi ise tüm mahalleli tarafından büyük bir heyecan ve sevinçle karşılandı. Mahalle halkının açık ara oyla seçtiği proje, alkışlarla açıklandı.

    KOLEKTİF ÇALIŞMA GRUPLARIYLA SÜREÇ DEVAM EDECEK

    Süreç, projelerin açıklanmasıyla birlikte yeni bir aşamaya girdi. Belirlenen projeler halkın katılımıyla inşa edilecek. Bu nedenle buluşmada mahalle tematik, kolektif çalışma gruplarının oluşturulması için de gönüllü yurttaşlar kendilerini önerdi.

  • İmralı’dan 3 kritik kavram açıklaması

    İmralı’dan 3 kritik kavram açıklaması

    VENG- İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmeye dair açıklama yaptı. Öcalan’ın “Demokratik toplum, barış ve entegrasyonun, bu sürecin üç kilit kavramı olduğunu” söylediği belirtildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti’nde yer alan Van Milletvekili Pervin Buldan, Urfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Faik Özgür Erol’dan oluşan heyet, dün Abdullah Öcalan ile görüştü.

    3 saatlik görüşmeye dair açıklama yapıldı. Açıklama şöyle:

    “Basına ve Kamuoyuna

    28 Ağustos 2025 tarihinde İmralı’da Sayın Öcalan’la üç saatlik bir görüşme gerçekleştirdik. Sayın Öcalan son derece sağlıklı ve moralliydi.

    Görüşmede, Barış ve Demokratik Toplum sürecinin geçirdiği aşamalara ve gelinen noktaya dair kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Yaşadığımız sorunun özel bir cerrahi müdahaleyi gerektirecek derecede kangren olduğunu, süreci bu hassasiyetle yürüterek bugüne getirdiklerini ifade etti. Amacımız, acılı bir sürecin sona erdirilmesi için elimizden geleni yapmaktı, dedi.

    Demokratik toplum, barış ve entegrasyonun, bu sürecin üç kilit kavramı olduğunu, bu temelde sonuca ulaşabileceğini belirtti. Bunun için bütün boyutlarda adımların ivedilikle atıldığı yeni bir aşamanın gereğine vurgu yaptı.

    Sayın Öcalan, tercihinin her zaman demokratik cumhuriyet ile demokratik toplum temelli bir entegrasyon olduğunu; bu stratejik hamlenin anlaşılması ve sahiplenilmesinin hepimize, tüm Türkiye’ye kazandıracağını belirtti.

    Bu tercihin, siyaset ve basın çevrelerinin bir kısmında basitleştirme ya da yok sayma gibi yaklaşımlarla ele alınmasının bu sürece zarar verdiği açıktır.

    Halklar arasındaki ebedi dostluğa ve barışa olan büyük inancını da bu vesileyle bir kez daha dile getirdi.

    Selam ve saygılarımızla

    DEM Parti İmralı Heyeti”

  • Niğde’de Kürt işçilere ırkçı saldırı

    Niğde’de Kürt işçilere ırkçı saldırı

    VENG- Niğde’de mevsimlik işçi olarak çalışan yurttaşlar ırkçı saldırıya uğradı. Saldırı anını paylaşan DEM Partili Zeynep Oduncu Kutevi, İçişleri Bakanlığı ve ilgili tüm yetkilileri göreve çağırdı.

    Siverek’ten Niğde’nin Bor ilçesine mevsimlik işçi olarak giden yurttaşlar ırkçı saldırıya uğradı. Yaralanan işçiler Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Batman Milletvekili Zeynep Oduncu Kutevi, saldırı anına ait görüntüyü sanal medya hesabından paylaştı. Zeynep Oduncu Kutevi, “Mevsimlik işçi, mevsimsiz bir sömürü olan bu düzen içerisinde mevsimlik işçiler, en savunmasız kesimi olarak neredeyse her yıl ırkçı hakaretlere, ayrımcılığa ve şiddete maruz kalmaktadır. Bugün yaşanan saldırı, yurttaşlarımızın can güvenliğinin sağlanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Barışın inşasının konuşulduğu böylesi bir dönemde yaşanan bu saldırı, barışın ne kadar acil ve hayati olduğunu bir kez daha bizlere göstermiştir. Takipçisi olduğumuz bu olayda ırkçı saldırıya maruz tüm ailelerimize geçmiş olsun diyor; sorumluların derhal tespit edilerek hesap vermesini talep ediyoruz” dedi.

    Zeynep Oduncu Kutevi, İçişleri Bakanlığı ve ilgili tüm yetkilileri de göreve çağırdı. (Kaynak: MA)

  • Dipsizgöl halkı madene karşı ayakta

    Dipsizgöl halkı madene karşı ayakta

    VENG- Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Dipsizgöl’de açılmak istenen maden ocağına karşı köylüler ve çevre savunucuları eylem yaptı. Yapılan eylemde “Bu bir ticaret değil, yaşam hakkı meselesidir. Doğamıza, kültürümüze ve geleceğimize sahip çıkıyoruz” denildi.

    Sivas’ın Zara ilçesindeki Dipsizgöl’de kurulması planlanan maden ocağına karşı tepkiler büyüyor. Maden projesinin köyün tek su kaynağını, tarım alanlarını, meralarını ve ormanlarını tehdit ettiğini belirten Dipsizgöl Çevre Koruma Platformu, kitlesel yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi.

    Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasını paltform adına Handan Alkan okudu. Projenin hayata geçmesi halinde çok sayıda endemik bitki ve nadir hayvan türünün yok olma riskiyle karşı karşıya kalacağını belirten Alkan, “ÇED raporu köydeki 12 çeşme ve ana su kaynağını yok sayarak bilimsel ve hukuki gerçeklikten uzak bir şekilde hazırlanmıştır. Maden sahası, Dipsizgöl Köyü’ne yalnızca 2 km, en yakın yerleşime ise 400 metre uzaklıktadır. Yani proje doğrudan köylünün yaşam alanına yapılmak istenen bir saldırıdır” diye konuştu.

    Alkan; iklim krizinin derinleştiği, Türkiye’nin su fakiri olduğu bir dönemde doğa talanına izin vermeyeceklerini vurgulayarak mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu. (Kaynak: PİRHA)

  • Zarokistanlarda yeni eğitim dönemi

    Zarokistanlarda yeni eğitim dönemi

    VENG- Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin çok dilli hizmet vereceği Zarokistan 450 Evler ve Zarokistan Bağcılar Gündüz Bakım Evleri’ne kontenjanların üzerinden başvuru yapıldı.

    Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ömer Saman, çok dilli bir eğitim modeliyle çocukların kişisel gelişimini desteklerini belirtti.

    Büyükşehir Belediyesi, çok dilliliği ve çok kültürlülüğü esas alan bir anlayışla hizmet üretmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Çocuk Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren 320 kontenjanlı Zarokistan 450 Evler ve Zarokistan Bağcılar Gündüz Bakım Evleri’ne bu yıl 350’nin üzerinde başvuru yapıldı. 

    15 Eylül’de dersler başlayacak

    Yeni eğitim-öğretim yılı kapsamında 8-12 Eylül tarihleri arasında oryantasyon programı düzenlenecek, 15 Eylül’de ise dersler başlayacak.

    Okul öncesi eğitim

    Zarokistan Kreş ve Gündüz Bakım Evleri’nde 3-6 yaş arası çocuklara, okul öncesi eğitim kapsamında beceriler kazandırılacak. Çocuklar, sosyal aktiviteler kapsamında drama, müzik tiyatro, felsefe, spor ve sanat atölyelerinden faydalanacak.

    Gündüz bakım evlerinde, kahvaltı, öğle yemeği ve ara öğünler uzman diyetisyenler tarafından belirlenerek hazırlanacak.

    Aktiviteler çok dilli olacak

    Kreş ve Gündüz Bakımevlerinde okul öncesine yönelik aktiviteler çok dili olarak verilecek. Çocuklar,  Zarokistan kreşlerinden hafta içi 08.00 ile 17.00 saatleri arasında faydalanabilecek.

    Zarokistan Kreş ve Gündüz Bakım Evleri’nin yanı sıra Ben û Sen, Yeniköy, Sümerpark ve DİSMEK oyun alanlarında da çocuklara gelişim desteği sunuluyor.

    ‘Eğitimler çok dilli ve anadil temelli yürütülecek’

    Gündüz Bakım Evleri’ne ilişkin bilgi veren Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ömer Saman, Zarokistan 450 Evler ve Bağcılar olmak üzere iki gündüz bakım evinin bulunduğunu belirterek, şunları söyledi: “Bu merkezlerde anadil temelli, çok dilli bir eğitim modeliyle çocukların kişisel gelişimini destekliyoruz. Bu yıl yaklaşık 350’nin üzerinde başvuru aldık. Bağcılar’da 160 olan kontenjandan daha fazla başvuru oldu, bu nedenle eleme yapmak zorunda kaldık. Yeni alan açma veya kontenjan boşluklarında yedek listeden alım yapıyoruz. 450 Evler’de ise kayıtlarımız dolmak üzere.”

    ‘Hedefimizi büyütüyoruz’

    Zarokistanların yalnızca bakım evi değil aynı zamanda çocukların psikososyal, bedensel ve sanatsal gelişimlerini destekleyen merkezler olduğunu vurgulayan Saman, “Müfredatımızda felsefe atölyeleri, spor, tiyatro, müzik, drama ve görsel sanatlar yer alıyor. Çocuklar hem anadilinde hem de farklı lehçeler ve yabancı dillerle eğitim görecek. 2015’te bu modeli başlatırken amacımız, çocukların güvenli ve ekolojik bir ortamda gelişimini sağlamaktı. Bugün bu hedefi büyütüyoruz. Önümüzdeki dönemde de sanatsal, kültürel ve kişisel gelişimlerini destekleyecek alanlar oluşturacağız. Oyun alanlarını sitelere kadar yaymayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

    ‘Eğitmenler ve ebeveynler için de çalışmalar yapacağız’

    Saman, yalnızca çocukların değil, öğretmen ve ebeveynlerin gelişimine yönelik de çalışmalar yapacaklarını belirterek, “Çocuklarımız eğitimlerine devam ederken belli dönemlerde öğretmenlerimizi de eğitimlere alacağız. Mesleki gelişimlerinin yanı sıra iletişim becerilerini geliştirmelerine destek olacağız. Ebeveynler de bu sürecin önemli bir parçası. Onlara da demokratik ve ekolojik bakış açısı kazandırmaya yönelik çalışmalar planlıyoruz” diye konuştu.

    ‘Ekolojik yaz kampları planlıyoruz’

    Zarokistanlarda haziran ayına kadar eğitimlerin süreceğini ifade eden Saman, önümüzdeki haziran ayı sonrası yaz kursları açılacağını ve bu kurslara yalnızca Zarokistan’dan eğitim gören çocukların değil kentteki tüm çocukların dâhil edileceğini kaydetti. Doğayla iç içe, kamp alanlarının yer aldığı, çocukların kendi çadırlarını kurabileceği ekolojik yaz kampları yapmayı hedeflediklerini aktaran Saman, şöyle konuştu: “Zarokistanlar sadece gündüz bakım evi hizmeti değil, aynı zamanda çocukların katılımını esas alan, demokratik kültürü aşılayan ve çok yönlü gelişim desteği sunan alanlardır. Çok dilli ortam çocukların zihinsel gelişimine büyük katkı sağlıyor. Biz bunu sanatsal ve bedensel gelişimle birleştirerek evrensel normlarda bir çocuk eğitimi sunmayı amaçlıyoruz.”

  • Diyarbakır Barosu: Özel bir yasanın çıkarılması zorunlu

    Diyarbakır Barosu: Özel bir yasanın çıkarılması zorunlu

    VENG- Diyarbakır Baro Başkanı Başkanı Adbulkadir Güleç, Meclis komisyonunda yaptığı aktarımda Avrupa Yerel Yönetimler Özerkliği ve BM sözleşmelerine yönelik çekincelerin kaldırılmasını istedi. Güleç ayrıca komisyonun hafıza oluşturmanın ötesine geçmesi gerektiğini belirtti.

    Diyarbakır Barosu Başkanı Adbulkadir Güleç, Kürt sorununun çözümü kapsamında Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda konuştu. Konuşmasına katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’yi anarak başlayan Güleç, “Faillerin bağımsız ve tarafsız bir yargı önünde yargılanmasını ve hesap vermesini, yine geçmişle yüzleşmenin sağlanmasını diliyor ve umut ediyorum” dedi.

    ‘KOMİSYON HAFIZA OLUŞTURMANIN ÖTESİNE GEÇMELİ’

    Meclis’te kurulan komisyonun Türkiye’nin yakın tarihine ilişkin önemli bir hafıza oluşturacağını belirten Güleç, “Komisyonun yalnızca bir hafıza oluşturmanın ötesine geçerek aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini de düşünüyoruz. Aynı zamanda etkin bir rol üstlenerek yapılan aktarımlar, yürütülecek çalışmalarla hem Türkiye’nin demokratikleşme sürecinin hem de Kürt meselesinin barışçıl yollarla çözümünün adeta bir ağ haline gelmesi bizce büyük önem taşımaktadır” diye kaydetti.

    ‘ÖZEL BİR YASANIN ÇIKARILMASI ZORUNLUDUR’

    Barış ve Demokratik Toplum Grubu’nun silahlarını imha etmesi ile beraber sürecin dönüm noktasına gelindiğine işaret eden Güleç, PKK’nin üst düzey yöneticileri ve üyelerinin törene katılmasının önemine işaret etti. Güleç, “Düzenlenen silah bırakma töreni Kürt meselesinin şiddet yoluyla çözümü anlayışının terk edildiğini göstermekte ve kalıcı barışın kapısını aralamaktadır. Bu gelişme; cezaevlerinde tutulan binlerce kişiyle Avrupa’da, yurdundan uzakta adeta sürgün hayatı yaşayan yurttaşların toplumsal ve siyasal yaşama yeniden katılımını sağlamak amacıyla özel bir yasanın çıkarılmasını zorunlu kılmaktadır” diye konuştu.

    ‘HERKES SÜRECE KATILMALIDIR’

    Toplumsal psikolojiyi olumlu yönde etkilemenin yolunun herkesin sürece katılmasından geçtiğini belirten Güleç, “Ne var ki Kürtlerin en demokratik ve meşru talepleri yanlış algılar üzerinden kimi kesimlerce nefret diliyle reddedilmiş. Bu da toplumun derin içinde ayrıştırmıştır. Kürtler yalnızca hak arayışlarını dile getirdikleri için adeta düşmanlaştırılmış, talepleri ise çeşitli yaftalamalarla itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır. Komisyonumuz ayrıştırıcı bu dili reddederek toplumsal kesimlere yeniden bir araya getirmeli. Komisyon barışın dilini, çözümün dilini, hukukun ve demokrasinin evrensel değerlerini esas alan kapsayıcı bir anlayışla bu süreci geliştirmelidir” ifadelerini kullandı.

    ‘DEVLET KÜRTÇE İLE BARIŞMALIDIR’

    Komisyonun 5’inci toplantısında yaşanan anadil krizine de işaret eden Güleç, “Bir önceki oturumda Diyarbakırlı bir barış annesi evladına dair acısını Kürtçe anlatmak istediğinde buna izin verilmemesi aslında Kürt meselesinin özünü ortaya koymaktadır. Bir annenin evladına dair acısını en iyi bildiği diliyle anlatabilmesi insani ve temel bir haktır. Bu durum Kürt halkı açısından incitici bir durumdur. Meclis, halkın ve milletin sesi olan en temel kurum olarak böyle bir dilin kullanımına inisiyatif alarak izin verebilseydi bu tutum Kürtçe dilinin normalleşmesi ve barışın dili olması bakımından çok kıymetli bir adım olabilirdi. Devlet artık Kürtçe ile barışmalıdır” dedi.

    ‘TOPLUMUN BİRBİRİNİ DİNLEMEYE İHTİYACI VAR’

    Komisyonun Meclis çatısı altında da olsa kendine özgü bir çalışma programı doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirten Güleç, Kürt meselesinin çözümüne giden yolun tarafların kendisini kısıtlama ve sansür olmadan ifade etmesi ve anlatmasından geçtiğine vurgu yaptı. Güleç gerçeğin birinci ağızdan ve doğru anlatılarak diğer tarafa aktarılmasının tarafların bir birini dinlemeye ve anlamaya teşvik edeceğini söyledi. Güleç, “Çok açıktır ki bu toplumun bir birini dinlemeye ve anlamaya ihtiyacı vardır. Bunu başarmadan atılacak adımlar toplumda belli bir kırılma noktaları yaratarak bizleri geri dönüşü olmayan yollara sevk edebilir. Yaşadığımız bu yeni süreçte Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözümü için Meclis’te kurulan komisyon geçmişle yüzleşme ve hakikatin ortaya çıkarılması amacıyla gerekli alt komisyon ve mekanizmaları da oluşturulmalıdır. Güney Afrika, Kuzey İrlanda ve birçok benzeri süreçler bize çokça örneği sunmaktadır” diye ifade etti.

    TUTSAKLARIN DURUMU VE AYM AİHM KARARLARI

    AYM ve AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini de belirten Güleç, “Bu kararların uygulanmaması nedeniyle cezaevine tutulan Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Can Atalay, Bekir Kaya, Figen Yüksekdağ ve benzeri birçok mahpusun tahliyelerinin sağlanması ilgili komisyonun öncelikli önerileri arasında yer almalıdır. Hasta mahpusların durumu son derece kritiktir ve buna dair Diyarbakır Barosu birçok kez çağrılarda bulunmuştur. Hasta mahpusların tahliye edilmelerini mümkün kılacak düzenlemelerin yapılması aciliyet arz etmektedir” dedi.

    ‘YENİ BİR ANAYASA TARİHSEL ZORUNLULUKTUR’

    Türkiye’nin 45 yıl boyunca darbe Anayasası ile yönetildiği vurgusunu yapan Güleç, Anayasa’nın darbenin otoriter ruhunu ve tekçi zihniyetini koruduğunu belirtti. Güleç, “Bu Anayasa toplumsal barışı, eşit yurttaşlığı ve çoğulcu toplumsal yapımızı güvence altına alamamaktadır. Yeni bir Anayasa artık bir tercih değil, tarihsel ve toplumsal bir zorunluluktur. Toplumsal uzlaşıya dayalı, özgürlükleri esas alan ve herkesin kendini eşit yurttaş olarak görebileceği bir anayasa anadilde eğitimin de önünü açacaktır. 1921 Anayasası’nda yer alan ademi merkeziyetçi ruhu esas alan bir anlayışı hayata geçirecek ve Kürt meselesinin barışçıl çözümüne İmkan sağlayacaktır. İşte bu Türkiye’nin demokratikleşmesi ve kalıcı toplumsal barış için en acil ve hayati adımdır” diye konuştu.

    TALEPLER

    Meclis’in sadece iktidarın veya birinci partinin değil muhalefetin de etkin rol alabildiği bir mekanizmaya dönüşmesi gerektiğini kaydeden Güleç, devamla şunları söyledi: “Türkiye’nin demokratikleşmesine katkı sunacak, Kürt meselesinin çözümsüzlüğünden kaynaklı çekince koyduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerkliği şartı, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi gibi sözleşmelere yönelik çekinceler kaldırılmalıdır. Bununla ilgili toplumsal barışı ve eşit yurttaşlığı güçlendirecek adımlar atılmalıdır. Mevzuat yeniden gözden geçirilerek uluslararası süreçlere uygun hareket edilmelidir. Kadın özgürlüğünü esas alarak çocukları ve kadınları şiddete karşı gerçek manada koruyacak yasal önlemler yaşama geçirmelidir.”