Kürt siyasetçi Mela Bahtiyar, Kürdistan Bölgesi’nde yaklaşık 20 aydır hükümetin kurulamaması ve parlamentonun etkin şekilde çalışamamasının temel nedeninin, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki derin güven krizi olduğunu belirtti. Bahtiyar, bu iki parti arasındaki stratejik ortaklık anlayışının zayıflamasının hükümetin kurulamamasına neden olduğunu kaydetti.
Bahtiyar, KDP ve KYB arasındaki ilişkinin özellikle eski Irak Cumhurbaşkanı ve KYB lideri Celal Talabani’nin ölümünün ardından farklı bir boyuta evrildiğini söyledi. Bu iki partinin birbirleriyle olan ilişki anlayışının bozulmaya doğru gittiğini ve güvenin öyle bir noktaya ulaştığını ki, iki tarafın bu aşamayı tamamen geride bırakabileceklerine inanmadığını ifade etti.
Kürt siyasi aktörlerin Bağdat karşısında ortak bir dil geliştirememesinin Kürdistan Bölgesi’nin pozisyonunu zayıflattığını belirten Bahtiyar, KDP ve KYB arasındaki uzlaşmazlığın Kürtlerin temsilcisini ABD’nin belirleyebileceği cảnhesinde uyarıda bulundu. Bahtiyar, Kürt siyasi hareketlerinin stratejik hedeflerine ulaşmak için silahlı mücadeleden siyasi ve diplomatik yöntemlere geçiş yapmaları gerektiğini vurguladı.
Bahtiyar, Kürdistan Bölgesi’nin Irak, Türkiye, İran ve Suriye’de yaşayan Kürtler açısından sembolik bir öneme sahip olduğunu belirterek, yaşanan krizlerin sadece bölge halkını değil, tüm Kürt kamuoyunu etkilediğini ifade etti. Bahtiyar, Kürtçenin standartlaştırılması, mali sistemlerin entegrasyonu ve güvenlik kurumlarının birleştirilmesi gibi temel hedeflerde de ilerleme sağlanamadığını söyledi.
Kürt siyasetçi, muhalefete yönelik eleştirilerde de bulunarak, muhalefetin zaman zaman güç kazandığını ancak bunu kalıcı bir siyasi projeye dönüştüremediğini savundu. Bahtiyar, muhalefetin özellikle yolsuzluk, maaş krizleri ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklar üzerinden destek topladığını ancak kapsamlı bir siyasi program ortaya koyamadığını belirtti.
Bahtiyar, Ortadoğu’daki gelişmelerin Kürtler açısından yeni fırsatlar oluşturduğunu kaydetti. ABD, Irak ve bölge ülkeleriyle ilişkilerde Kürtlerin geçmişe kıyasla daha avantajlı bir konuma geldiğini belirten Bahtiyar, Suriye’deki gelişmelerin de yeni bir siyasi sürecin önünü açtığını ifade etti. Bahtiyar, Kürt siyasi aktörlerin yeni dönemin koşullarına uygun stratejiler geliştirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Kürt siyasetinin geleceği konusunda endişeler belirginleşirken, Bahtiyar’ın uyarıları Kürt siyasi hareketlerinin stratejik hedeflerine ulaşmak için yeni yöntemler geliştirmeleri gerektiğini vurguladı. Silahlı mücadelenin yerini siyasi ve diplomatik yöntemlerin alması gereken bir döneme girerken, Kürt siyasi aktörlerin ulusal hedeflerine ulaşmak için işbirliği içinde çalışması gerekiyor.
Kürt siyasi hareketlerinin geleceği, KDP ve KYB arasındaki uzlaşmazlığın aşılması ve Kürtlerin ortak bir tutum geliştirmesiyle şekillenecek. Bahtiyar’ın uyarıları, Kürt siyasi aktörlerin yeni dönemin koşullarına uygun stratejiler geliştirmesi gerektiğini ve Kürtlerin temsilcisinin kim olacağı konusunda dış aktörlerin sürece müdahil olabileceğini gösteriyor.
Kürt siyasi hareketlerinin stratejik hedeflerine ulaşmak için siyasi ve diplomatik yöntemlere ağırlık vermeleri gerekiyor. Silahlı mücadelenin yerini alan bu yöntemler, Kürt siyasi aktörlerin işbirliği içinde çalışmasını ve ortak bir tutum geliştirmesini gerektiriyor. Bahtiyar’ın eleştirileri, muhalefetin kapsamlı bir siyasi program ortaya koyamadığını ve Kürt siyasi hareketlerinin yeni dönemin koşullarına uygun stratejiler geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
