Halil Yaman

Halil Yaman'ın Tüm Yazıları

Doğu’nun Hüznü, Batı’nın Neşesi: Müzik

Batı müziği çoğu zaman neşe, coşku ve ilerleme duygularıyla örülüdür. Beethoven’in 9. Senfonisi’nde olduğu gibi, insanın ortak paydasında birleştiği duygu neşedir, çünkü Batı’da varoluş genellikle umutla, gelişimle ve bu dünyadaki yaşamın değerini kutsamakla ilişkilendirilir. Batı düşüncesi insanı merkeze alır; doğayı anlamak, biçimlendirmek, yaşamı anlamlı kılmak için çaba gösterir. Bu çaba müziğe de yansır. Senfoniler hep bir yere varır, sonuna doğru yükselir, tamamlanma hissi verir. Hayat ilerleyen bir çizgidir; geçmiş geride kalır, gelecek umutla beklenir. Oysa Doğu müziğinde yaygın olarak hissedilen duygu hüzündür. Bu yalnızca estetik bir tercih değil, çok daha köklü bir varoluş anlayışının dışavurumudur.

Toplum içindeki fikirler

Kendini bilen toplumlar insanlığın varoluşuna daima hizmet etmiştir. “Bir insanda insanlığın tüm halleri vardır.” Bütün hayat hikayeleri değişik yargılara boyun eğerek bir kaba sığdırılan insan, kendi ruhunun aynası olmaktan çok yargıların ve düşünemediği durumların kurbanıdır. Hayat olarak kendine yetemeyen bir toplumun başka toplumlara ne dili ne mezhebi ne de kültürünün izini bırakabilir. Haliyle kendi ütopyasının dışına çıkamayan her toplum başka bir dünyanın var olduğuna inanamaz. Her bireyin görevi kendi dünyasında yazmak, yansıtmak veya memleketin halini dert edecek kadar toplumun öz benliğine inmesi gerekir. “Telgrafhane Uyuyamayacaksın Memleketinin hali Seni seslerle uyandıracak Oturup yazacaksın Çünkü sen artık

İnsanın aynası!

“Bir çocuk demiş kuş koysunlar yoluna.” (Nilgün Marmara) Bu satırları yazarken çocukluğu belki de çoktan içine gömülmüş sonradan değeri anlaşılan bir yazar olma ünvanı kazanmıştır. Nitekim yılardır bir köşede öylece gizli gizli bir şeyler karalıyordu, derdi eşi. Kim bilir içindeki fermanını kaleme alırken çağın insanlığına bir mesaj göndermişti. Satırlarında olduğu gibi neden bir kuş edasıyla sevemiyoruz? Sürekli bir ihanet, daha iyisine koşmak adına tüm benliğinizi savurduğunuz ve sizi yaralayan sanığa verilen bunca sevgi sözcükleri. Sözüm ona kendini polyannacılıkla kandıran insan özünden nasibini alamayan, insanlık dışı işlere kalkışan nasıl sevebilir ki? Hangi yola kuş konar ki?